Diyet Listem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet Listem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2015 Çarşamba

ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ YERDEYİZ!!!



19 Mart Perşembe günü "Tamamen evimizde olan malzemelerle, aç kalmadan ve çok kolay yapacağımız 120 günlük diyet serüvenimiz başlamış oldu...Hepimize kolay gelsin..." diye bitirmişim DİYETİMİZİN İLK GÜNÜ başlıklı yazımı...An itibariyle 123. gündeyiz ve söylemek beni gerçekten çok üzüyor ama ne sizlere ne de kendime vaat ettiğim neticeye ulaşamadım. Sabah itibariyle kilom 61,5 idi ve bu da hedefimin 9,5 kilo gerisinde bitirdim anlamına geliyor. Bardağın dolu tarafı ise 6,9 kilo vermişim. Üzgünüm henüz öncesi ve sonrası fotoğrafları yok. Bu sürecin sonunda ise verebileceğim tek güzel haber : VAZGEÇMEDİM. 120 değil 1120 gün de sürse hedeflediğim kiloya düşmeyi başaracağım.

Bu arada diyet listemde ufak tefek değişiklikler var. Şöyle ki: 

Sabah kahvaltısında: 2 etimek, 4-5 adet zeytin, 30 gr. beyaz peynir ve taze sebze; 
İlk ara öğünde: 2 ceviz ve 1 adet meyve; 
Öğle yemeğinde: 6 yemek kaşığı sebze yemeği, 4 etimek ve 1 çay bardağı yoğurt; 
İkindide: 1 meyve ve 1 çay bardağı süt; 
Akşam yemeğinde: 4 köfte kadar et, 2 etimek ve salata; 
Son ara öğünde ise: 1 meyve ve 2 ceviz



Etimeği porsiyon hesaplamada kolaylık olduğu ve midemi daha az rahatsız ettiği için tercih ediyorum. Süt konusunda ise gaz probleminiz varsa laktoksuz olanı tavsiye ederim.



Bununla birlikte, haftanın iki günü sabah kahvaltısında 1 çay bardağı süt, 3 yemek kaşığı yulaf, 1 meyve ve 10 adet çiğ bademi karıştırarak yerseniz kabızlık sorununuzu da büyük ölçüde çözmüş olursunuz. Meyve olarak da bir çorba kaşığı kuru üzümü tavsiye ederim. 

 

  

+

23 Haziran 2015 Salı

DİYET DİYET SÖYLE BANA!

Kendime inanamıyorum... En son diyet yazımı 14 Mayısta yayınlamışım. Sözde bu bloğu diyet hedeflerimi gerçekleştirebilmek için açmıştım. Bu günkü yazılarımda bolca okuyacağınız gibi "Özür, Özür, Özür!" diyorum...

14 Mayıs itibariyle 65,9 kilo imişim. Bu sabah ise tartıda 63,1 kiloyu gördüğümü belirtmek isterim. Yani 1 aydan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen verdiğim kilo 2,8! Ama itiraf etmek lazım ki bu günlerin tamamını diyetli geçirdiğim söylenemez. Yediklerime dikkat etsem de yaptığım en büyük hata suyu az içmek ve ara öğünleri atlamaktı. Bu arada ayağımdaki sağlık sorunu nedeniyle yürüyüşü de maalesef bırakmak zorunda kaldığımı belirteyim. Tabii Zumbayı da. Siz siz olun bu iki hatayı asla birlikte yapmayın. Metabolizma hızınızı sıfırlamayın...Yoksa böyle 3 ayda 5 kilo ile sınırlı kalır kilo kaybınız. Yine de Allah'a şükür diyorum. 

Bununla birlikte, o büyük güne yani hedefimiz olan 16.07.2015 tarihine sadece 23 günümüz kalmış. Yani bundan anlaşılan şu ki 52 kilo hedefimi bu tarihte gerçekleştirmem hayal olmuş. Yine de bu tarihte 50'li rakamları göreceğime ve bu hedefe ulaşana kadar da diyetimden vazgeçmeyeceğime emin olabilirsiniz. 

Diyetle birlikte kilo vermeye, metabolizma hızlandırmaya, doğru beslenmeye ve spora dair yazılanları okumaya da devam ediyorum bu arada. Bol bol su içmeyi zevkli hale getirmenin yollarını da keşfetmeye başladım bu okuduklarım sayesinde. Mesela sürahinizin veya su şişenizin içine atacağınız bir kaç dal nane veya kabuk tarçın suyunuzun tadını da daha ferah hale getirecektir. Ayrıca ara öğünlerde yediğiniz meyvelerin üzerine tarçın serperseniz hem lezzetini artırmış, hem de insülin direncinizi daha rahat dengelemiş olursunuz. 

Son olarak, sizlere Selahattin Dönmez'den metabolizmanızı hızlandırmak için ufak bir tüyo vereyim: 1 adet greyfurtu sıkın. 1 başparmak kadar taze zencefili kabuklarını temizleyip rendeleyin. Ve 1 çay kaşığı vanilya tozu ile birlikte greyfurt suyuna ekleyip afiyetle için. 




14 Mayıs 2015 Perşembe

ÇILDIRACAĞIM!!!

Merhabalar,

Uzun zamandır diyetle ilgili bir şey paylaşmamışım sizinle. Biraz rutine bağladığı için iş paylaşacak çok şey de kalmadı zaten. En son yazdığım gibi devam ediyor hayat. Diyet listeme çok yiyerek değil az yiyerek uymamaya devam ediyorum...Zumbayı ihmal ediyorum ve her gün 1 saat yürüryorum...Amaaa enteresan bir şekilde kilo alıyorum!!! Evet doğru duydunuz...Geçtiğimiz Cuma (8.5.2015) 64.5 olan kilom bu sabah 65.9 olmuş!!! Neden, neden, neden diye sorup duruyorum kendime...Ama hiç bir cevap bulamıyorum. İnanın yıldım artık...Bu 60'lı kilolardan kurtulamazsam kafayı yiyecek durumdayım...İnat damarım kabardı Allah'tan...Vazgeçmiyorum...DİYETE DEVAM... 

Bu arada Facebook'daki bazı arkadaşların paylaşımlarından ilham alarak iki farklı uygulama kattım diyetime bu son iki günde... İlki, göbek eriten kür, diğeri ise zencefil çayı. Zencefil çayı ile detay yanda. Göbek eriten kürümüz ise
  • 3 yemek kaşığı yarım yağlı yoğurt, 
  • Yarım limon suyu ve 
  • 1 çay kaşığı pul biber 
ile hazırlanıyor. Tüm malzemeleri bir kasede karıştırıp afiyetle yiyorsunuz. Sevgili arkadaşım paylaşımında yatmadan yarım saat önce yiyin diye yazmış ama ben en az 2 saat önce yatmadan önceki ara öğünümde yemeği tercih ediyorum. 

Uzun lafın kısası Mart 2015'de başladığım ve her hafta 1 kilo olarak hedef koyduğum diyet maceram 2 ayda 2,5 kilo skoru ile devam etmekte...Umarım, bir daha ki yazımda çok daha iyi haberlerim olur sizlere...

19 Nisan 2015 Pazar

BİR AYIN SONUNDA

Günaydınlar,

Bu gün diyete başlayalı tam 31 gün oldu. Ben buna bir ay diyorum. Bir ayın sonunda bu gün tartıda gördüğüm rakam 64.9! Tam 3,5 kilo vermişim anlayacağınız. Haftada bir kilo hedefine bakarsak Nisan ayı hedefini tutturamadığımı görürsünüz. Yine de 2 doğum günü partisi, bir mevlüt ve bir kaç yemek davetinden sonra hiç de fena değil bence...

Neyse geçmiş geçmişte kalır. Önümüzdeki günlere bakacağız artık. Sevgilerimle...

7 Nisan 2015 Salı

KENDİME İNANMAYA BAŞLADIM


Merhabalar,

Diyetimin 20. günü. Yarın 3 haftamı dolduruyorum. Ve dün yediğim iki dilim ince hamur pizza dışında şimdiye kadar hiç kaçamak yapmadım. Artık kendime kilo vereceğim konusunda inanmaya başladım. Yeme düzenim iyice oturdu ve inanın canım diyet listem dışındaki hiç bir şeyi arzulamıyor.

Yazmadığım günlerde kayınvalidemin yemek daveti tehlikesini de savuşturdum. Hayır gitmeyerek değil. Önce eşimden yemeğe ne hazırlandığını öğrenmesini istedim. Yemeyeceğim şeyler olduğunu öğrenince de kendi çıkınımı hazırlayıp gittim. Çok sevdiğim pazı sarmasını, karnıyarığı ve kadayıfı reddederek diyet listeme uydum ve bu benim kendime olan inancımı daha da arttırdı. Dün ise hem doğum günüm hem de evlilik yıldönümüm olmasına rağmen ziyafetsiz ve pastasız bir gün geçirerek kendi çapımda yıldırıcılara noktayı koydum. Aslında önümde bir zor sınavım daha var. Pazar günü oğlumun doğum günü. Cumartesi okul arkadaşlarının katılacağı bir doğum günü partisi vereceğiz. İşte onu da kazasız belasız atlatırsam bu sene eşimin aldığı 38 beden bikiniyi giyebileceğim demektir. Zira geçen sene alınan bikiniyi diyet çabalarımdaki başarısızlığım yüzünden hala giyebilmiş değilim. 

Bu arada sabah tartıda 65.1 kilo geldim. Bu da toplamda 20 günde 3.3 kilo demek. Haftada 1 kilo hedefime uyuyorum anlayacağınız. Mutluyum daha ne diyeyim. Öğlen öğünümdeki 1 bardak ayrana eklediğim sodamı izin verirseniz şerefime kaldırmak istiyorum. 

Görüşmek üzere... 

4 Nisan 2015 Cumartesi

DİYET HATALARI

Günaydınlaaar,

Rabbim duydu mu sesimi nedir? Ankara bu gün beyaz uyandı...Doğanın bize gecikmeli bir 1 nisan şakası gibi ama her yerde kar var...Belki de Kayahan'a selam çakmıştır yukarıdan birileri ne dersiniz? Acı - tatlı yaşanıyor işte hayat dediğin...Pek çok hatalar yapılarak...Hatalardan ders çıkarılarak...Bazıları inadına o hatalarla yaşamaya devam ettiği için yaşamın çirkinlikleri de ortaya çıkar ya zaten...Tarihin tekerrrürden ibaret olmasının başka açıklaması olabilir mi yoksa?

Neyse dağıttım konuyu...Lafı kendi yaptığım hatalara bağlayacağım anlayacağınız... En son yazdığım yazımda ( Perşembe) 65.7 kilo geldiğimi müjdelemişim sizlere...Ama Cuma günü 66.6 kilo gelince yazı yazmaya varmadı elim. Bu gün ise 66.3 kiloyum. Nedenlerine gelince...Evet diyetimi bozdum! Ama fazla yiyerek değil...Az yiyerek...Hafta başından beri genellikle ara öğünlerimi atlıyorum. Sadece 3 diyet bisküvi kısmı hariç. Hatta iki gün akşam yemeklerini de yemedim. Yani sebzemi. Buna bir de az  su içiyorumu eklersek ne elde ederiz. Evet...Doğru... Affedersiniz ama 2 gündür tuvalete çıkamıyorum. Üstüne bi de halamgiller gelmez mi? Tadından yenmez bir dönemdeyim sizin anlayacağınız. 

Benim yaptığım hataları yapmamanızı diliyor, en kısa sürede normal halimle yeniden karşınızda olmayı umuyorum...

1 Nisan 2015 Çarşamba

BİR NİSAN ŞAKASI GİBİ


DURDU!

Bu gün diyetin 14. günü. Yani ikinci haftam bitiyor. Ama tartıda hala 66.2 kiloyu görüyorum. Tam 4 gündür aynı kilodayım. Durdu anlayacağınız. Bozdum mu hiç derseniz, kesinlikle HAYIR derim. Hareketlendirmek için ne yapmak lazım? Yarın yeni bir koreografi daha ekleyeceğiz Zumbaya. Belki o kar eder. Ne diyeyim? Sabretmek lazım....

31 Mart 2015 Salı

Osman Müftüoğlu Diyor ki!

ETKİLİ KİLO TÜYOLARI

Bugün sizlerle Osman Müftüoğlu'nun bu gün Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan yazısını paylaşacağım. Uzun soluklu kilo verme çabalarının sadece diyet listeleri ile başarıya ulaşamayacağını sporun bir o kadar önemli olduğunu vurgulayan bir yazı. Faydalanmanız dileğiyle... 

" Baharla birlikte fazla kilolardan kurtulma telaşı arttı. Ben de haftaya yine bir kilo yazısıyla başlamanın daha doğru olacağını düşündüm. Buyurun...
Konu kilo olunca ortak hatalardan söz etmemek olmaz. Bunların başında süreci bir "diyet reçetesi" gibi algılamak, sanmak, düşünmek var. 
Çoğumuz şöyle düşünüyoruz: "Bir diyetisyene gider, verdiği düşük kalorili beslenme planını tamı tamına uygulayıp 4-5 kilo ile bu işi hallederim!" 
Vermeniz gereken kilo, yani kurtulmanız gereken yağların ağırlığı sadece 3-4 kiloysa bu formül geçici olarak işler. 
Diyetisyeninizin anlattıklarını dikkatle dinleyip verdiği beslenme planını bire bir uyguladığınızda 3-4 kilo fazlalıktan iki ay içinde kurtulursunuz. 
Ama bu yaklaşımın "geçici" olduğunu, vermeniz gereken kiloların miktarı beşin üzerindeyse hiçbir işe yaramayacağını unutmayın. 
Unutmayın, çünkü çok dirençli biri bile olsanız iki aydan daha uzun bir "yoksunluk reçetesine", 8-10 haftadan daha uzun bir "onu ye, bunu yeme" tavsiyesine uymak olanaksızdır, günün birinde herkesi isyan ettirir. Yapmanız gereken ne o zaman?

DİYET YETMEZ, YÜRÜYÜN!

Kilo verme çabasının da, sağlıklı kilo aralığında kalma başarısının da sadece diyetle başarılabilecek bir iş olmadığını bilmeniz, diyeti mutlaka ama mutlaka ilave egzersiz çabalarıyla desteklemeniz gerekir. 

İlave egzersiz çabaları orta ve uzun dönemde kalori kısıtlamasını bıraktığınızda da kilo kontrolünü belirli ölçüler içinde başarmanıza yardımcı olacaktır. 

Egzersizle ilgili pek çok şeyi bu sayfada sık sık okuyorsunuz ama bazılarını yeniden hatırlamakta fayda var. 

Kilo vermede en etkili egzersizin yürüyüş olduğunu unutmayın. 

Yürüme planınızı da ne yapıp edin kilo verirken günde 10 bin adım, sağlıklı kilo aralığında kalmak için de günde en az 5 bin adım olacak şekilde planlayın. 

Kısacası mucize formül şu: Kilo problemi olan herkesin ister kilo verme, ister sağlıklı bir kiloda kalma sürecinde olsun fark etmez, minimum 5 bin, optimum 7 bin 500, ideal olarak da günde 10 bin adım atması lazım. 

Bu rakamların altı maalesef kurtarmıyor! 


SONUÇ

Unutmayın, kilo probleminiz olsa da olmasa da düzenli egzersiz yapmak sağlığın da, kaliteli hayatın da garantisidir. 
Eğer kilo probleminiz varsa aktif bir hayat sürmek yetmez, düzenli egzersiz alışkanlığı edinmek şarttır. Eğer bunu yapamazsanız başarınız kalıcı olmaz, olamaz.


YOĞUNLAŞMIŞ EGZERSİZ YAPIN!

Aklınıza hemen şu soru gelecek: "Dakikada 100 adım atsam 5 bin adım için en az 50 dakika, 10 bin adım içinse en az 100 dakika yürümem lazım. Bu da günde ortalama en az 1-1,5 saati yürümeye ayırmamı gerektiriyor. Ne var ki çalışan biri olarak bu kadar vaktim yok!" diyorsanız, bunun da çözümü var. Çözüm şu...

Daha kısa sürede daha hızlı kalori yakmayı sağlayan yüksek yoğunlukta egzersizlerden faydalanacaksınız. Yüksek yoğunlukta egzersiz hem kısa sürede daha fazla enerji harcamanızı (kanınızdan daha çok şeker ve insülin temizlemenizi) sağlar, hem de egzersiz sonrasında da uzun süre kalori yakmanızı garanti eder. 

Egzersiz uzmanlarının "aralıklı antrenman" adını verdikleri bu yüksek yoğunlukta aktivitelerin bir başka tarifi de şudur: Kısa dinlenme aralarıyla tekrarlanan ve yine kısa aktivite patlamalarıyla süren yoğun aktiviteler. 

Mesela yürürken kısa bir süre hızlı koşabilir, bisiklet pedalı çevirirken kısa bir süre inanılmaz bir hıza çıkabilirsiniz. Eğer bu yöntemi inatla tekrarlarsanız günde 20, hatta 10 dakika ayırmanız bile gerekli egzersiz faydasına ulaşmanızı sağlayacaktır..."



29 Mart 2015 Pazar

AMAN TANRIM!!!

İHMAL...

İnanamıyorum! En son Perşembe günü mü yazı yazmışım diyetle ilgili. Yani tam üç gündür size diyetimden haber vermiyorum. Cuma günü kayınvalidemin evindeki mevlüt toplantısına katılmam gerekiyordu. Akşam da ailecek orada olunca eve geldiğimde hizmet etmekten pestilim çıkmış bir vaziyetteydim. Dün de alışveriş için dışarıda olunca kaldı yazım. Ama bu arada ne hikmetse bir adet okuduklarım ve bir adette izlediklerim yazısı hazırlamaya vakit ayırabildim. Ha ha ha...Hepsinin bahane olduğu nasıl da çıktı meydana!

Ne yalan söyleyeyim perşembeden beri kilom 66.6'da sabitlenince biraz moralim bozuldu. Tekrar hareket görene kadar da içimden yazmak gelmedi. Bu gün 66.2'yi görünce biraz rahatladım ve sizinle paylaşmak istedim. Toplamda 10 günde 2.2 kilo vermiş oldum. Size bir iyi haberim daha var. Bu günden itibaren öğle ve akşam öğünlerinin yerlerini değiştirebiliyoruz. Yani öğlen sebze, akşam et yiyebiliyoruz. 

Bu arada yazmadığım iki gün boyunca korktuğum iki aşamayı daha kazasız belasız atlattım. İlki tam gün kayınvalidemde olmama rağmen (eltim de oradaydı) sevgili tartımı aldım ve bütün ikramlara yüz çevirerek diyet listeme aynen uydum. Hatta o kadar ki eltimin "ben zayıfım yerim" nispetine rağmen tatlılara bile dokunmadım. Akşam yemeğinde sebze olmadığı için işten gelen eşime eve uğramasını söyleyip kendi ellerimle hazırladığım zeytinyağlı patlıcanımı yedim. 

Cumartesi günü ise diyete başladıktan sonra ilk defa dışarıda yemek yedim. Sevgili tartım yine yanımdaydı ve ben hiç utanmadan ekmeğimi tarttım. Izgara balığın gramı 120'den fazla olabileceği için de öğün saatlerimi birleştirdim ve öğlen yemeğini es geçtim. Saat 16:30'da yenen yemekten sonra sadece akşam 8:00'da çayın yanında 3 adet diyet bisküvimi yedim. Ve sabah uyandığımda 66.2 kiloydum...


26 Mart 2015 Perşembe

2. HAFTA


Günaydın,

Sabah tartıda 66.6 kiloyu görünce hem sevinç hem de hüzün hissettim. 1.8 kilo vermenin sevinci ama 2 kiloya tamamlayamamanın hüznü. Böyledir işte insanoğlu. Ne versen ne yapsan memnun olmaz. 

120 günün 7 gününü hiç fire vermeden geride bıraktıktan sonra biraz daha güvenim geldi kendime lakin akşam rüyamda koca bir dilim çikolatayı pastayı çatal bıçak kullanmadan ellerimle götürdüğümü görmek de aslında pek rahat olmadığımı kanıtladı bana.  

Henüz öğünler arasında değişim yapamadığımızı ve pilav, makarna ile çorbayı listemize ancak 5 kilo verdikten sonra dahil edebileceğimizi tekrar hatırlatmak isterim bu arada...Ben genelde öğünlerde yediğim yiyecekler konusunda kolaya kaçtığım için burada diyet yemek tarifleri verme konusunda çok net değilim. Zaten günlük hayatta tükettiğimiz yemekleri bazı kurallara ( sebzeleri etsiz pişirmek ve 1 kilo sebzeyi 2 yemek kaşığı yağ ile pişirmek) uyarak pişirdiğimiz zaman diyet yemeği oluyor işte. Bir de serde tembellik var. Bu konuda kuzenimin paylaştığı görsel ise cuk diye oturuyor üstüme daha ne diyeyim. 



25 Mart 2015 Çarşamba

7. GÜN

HAFTANIN SONU

Bu gün diyete başladığımın 7. günü. Yarın bir haftanın neticesini alacağım. Dünkü tartı faciasının turşudan kaynaklandığı belli oldu. Bu gün yine 66.9 kiloyum. 

Yarın sizlere Zumba'dan yeni bir koreogrofi daha yükleyeceğim. Bu seferki biraz daha hareketli olacak...Bu gün kitabımız da bitiyor. Yarın yeni bir kitap seçimi yapacağız. Yeni kitabımız çocuk eğitimi üzerine mi yoksa aşk üzerine mi olsun henüz karar veremedim. 

Bu arada internette gezinirken aşağıdaki karikatüre rastladım. Tam da beni anlatıyordu:) Paylaşmak istedim. Görüşmek üzere...




24 Mart 2015 Salı

6. GÜN

Merhabalar,

Bu gün kötü başladı...Tartıda 67.1'i görünce kuru fasulyenin mi yoksa yanında yediğim kornişon turşuların mı yanlış seçim olduğuna karar veremedim. Neyse yarın olsun da anlarız. 

Allahtan günün devamında Eryaman'da oturan sevgili arkadaşımız Nilay'ın evine gittik de sıkıntım biraz hafifledi. Bu arada resimde gördüğünüz ikramların hiçbirine yüz vermediğimi (domates, salatalık ve maydanoz hariç) ve sevgili tartım sayesinde sadece 50 gr. ekmek ve 100 gr. beyaz peynir ile öğlen öğünümü geçirdiğimi de gururla belirtmek isterim. 




23 Mart 2015 Pazartesi

AKŞAM YEMEĞİ

Tekrar Merhaba,

5. günün son iki öğününde sıra...Bu akşamın menüsü zeytinyağlı kurufasülye...Çoğu diyette kuru baklagiller et yerine sayılır içerdiği protein nedeniyle. Bizim diyetimizde ise olması gerektiği gibi sebze yerine geçiyor. Tabi ki etsiz pişirmek kaydıyla...

Bu gün ev işleri nedeniyle öğünlerimi bayağı bir kaydırdım. Araları yakın olduğu için de ikindi ara öğünündeki meyvemi yemedim. Bir diyette az yemek ne yazık ki marifet sayılmıyor. Metabolizmayı gereğinden önce yavaşlatacağı için sakın listenizde yazılı olandan azını yemeğe kalkmayın.

Bu arada 10 günden önce öğünler arasında değişiklik yapma şansımız yok. Vücut ödemi atana kadar biraz sıkacağız kendimizi. Bol bol su içmeyi de ihmal etmeyin... 

5. GÜN

Yepyeni bir haftaya merhaba,

Hayatım boyunca yaptığım bütün diyetlere Pazartesi günü başlamıştım. Musibet Pazartesilerde miymiş ne? Bu sefer gayet iyi ve kararlılıkla sürdürüyorum diyeti. Gerçi bunda en büyük pay sizlerin. Size hesap verme sorumluluğu bu kadar gayretli yapıyor beni... 

Şimdiye kadar söylemeye korktuğum insanlardan ikisine diyete başladığımı söyledim bu hafta sonu...Biri kayınvalidem diğeri ise fit vücuduna rağmen "kiloma dikkat etmem lazım" diyerek saat 8'den sonra hiçbir şey yemeyen ama benim tabağımı tepeleme doldurup "ye canım ne olacak" diyebilen eşimin sevgili kuzeni...

Tepkileri ne oldu diye merak ederseniz: Hiç söylenmemiş gibi davrandılar!!! Belki de haklılar bundan önceki diyetlerimi hep bırakıp onların kazanmalarına izin verdim çünkü...Bunca seneden sonra farklı olacağını düşünmediklerine eminim. Ne zaman çuvallayacağım diye beklediklerine de...

Amanın ben çok kötü niyetli bir insan mı oldum? Yoksa size de böyle hissettiren insanlar var mı hayatınız da?

Neyse yeni bir hafta. Tartıda yeni bir rakam: 66.9. An itibariyle 4 günde 1,5 kilo (ödem) vermiş durumdayım. 

22 Mart 2015 Pazar

HAFTA SONU RAPORU

Merhabalar,

Hafta sonunun sonuna yaklaştığımız şu saatlerde bir diyet için ya da daha doğrusu benim diyetim için en tehlikeli sulardayım...

Nefret ne kadar ağır ve yorucu bir duygu...Ve ne kadar yıkıcı...Ferhat Göçer'in bir şarkısında "İki paralık insanları musallat etmişiz kendimize, bundandır böyle dibe vuruşumuz" der...Tam da o durumdayım şu an...Dibe vurdum vuracağım...Zaten diyet bisküvim de bitmiş. Ara öğünde yiyemedim.. Glukoz da noksan..."Tutmayın beni!" diye ya nara atacağım ya da şekerli bir şeylere dalacağım...

Siz siz olun özellikle diyetteyken hele de başlarındaysanız sevmediğiniz insanlarla bir araya gelmekten kaçının...

Neyse yarınki kilomu yazdığımda bu gece ne yaptığımı ya da yapmadığımı öğrenmiş olacaksınız...Öptüm hepinizi...

4. GÜN


Herkese mutlu pazarlar,

Sabah tartısında 67 kiloyu, dışarıda güneşi görünce moralim düzeldi...Nitekim bir zorlu gün olacak bugün benim için. Geçen haftaki kaybımızın 7 mevlüdüne gideceğim. 

Tüm kayıplarımızın ruhuna gitsin okunacak dualar...Allah hepsine rahmet eylesin...

21 Mart 2015 Cumartesi

GÜN SONU


İyi akşamlar,

Bu günü mutlaka yazmalıyım dedim...Kayınvalidemi sağ salim atlattım arkadaşlar! Üstelik akşam yemeğimi orada yememe rağmen. 

1 cup zeytinyağlı taze fasulye, 1/2 cup yoğurt ve 25. gram ekmek...Ara öğün olarak da 50 gr. elma ve 50 gr. portakal... Tartınızın taşınabilir olmasından daha güzel bir şey yok bu diyette. 

Şimdi de eşim ve benim için şekersiz bir Türk kahvesi yapıp maden suyu ile birlikte zaferimi kutlayacağım...

Geriye yarın kalıyor. İnşallah ondan da kazasız belasız kurtulursam önümüzdeki beş güne daha bir özgüvenle gireceğim... 


3. GÜN


Günaydınlar!!!

Ödem atmaya devam. Tartıda 67.5'u gördüm. Toplamda 2 günde 900 gr. eksilmişim. Hiç fena değil...Tabii bunun ödem olduğunu bilmiyor olsaydım...

Dün de bahsettiğim gibi asıl önemli olan hafta sonunu diyeti bozmadan geçirebilmek. Sırf bu yüzden kuzenimin kız kıza fasıl davetini bile reddettim.

Sabah kahvaltısı evde olduğum için sorunsuzdu. Bu gün 30 gr. peynir yerine porselen tavada yağsız bir şekilde pişirdiğim 1 adet yumurta yedim. 

Akşama bu günü nasıl atlattığımın ya da atlatıp atlatamadığımın raporunu vereceğim sizlere...Görüşmek üzere...

20 Mart 2015 Cuma

GÜN SONU

Selamlar,

2. gün 1. güne oranla biraz daha zor geçti. Sanırım bu gün daha az su içmiş olmamın buna etkisi büyük. Dün nedense hiç açlık hissetmemiştim ama bu gün karnım epey bir guruldadı...Bütün gün ablamla 24Kitchen izlememizin de payı olabilir gerçi bunda....Yine de dayandım :) O kadar tatlı matlı değil de limon sıkılması mahvediyor insanı...Neyse kazasız belasız geçti gitti.  


Bu akşam yemeğinde üzeri sarımsaklı yoğurtlu zeytinyağlı bakla ve marul salatası yedim. Yarım kilo baklayı 1 yemek kaşığı zeytinyağı ile ve çiğden pişirdim. Ara öğünlerdeki meyve tercihim ise kivi oldu.  

Bakalım yarın ve sonraki gün asıl büyük günler olacak. İlk tehlike dışarıda yemek yemem gerekebilecek... Daha büyük tehlike ise kayınvalidemde de yemek yemek zorunda kalabileceğim. Allah'ım o kısmın bir de çay içme safhası var...Sonra meyvesi...Anlayacağınız kayınvalidem ikram konusunda son derece cömert. Üstelik yarın eltimler de orada olabilir. Sen koru Ya Rabbim! Bakalım bu sefer insanlara "diyetteyim" demeyi mi yoksa yine başarısızlıktan korkup "yemeği" mi seçeceğim. 

Görüşmek üzere....

2. GÜN


Günaydınlar,

Bu gün saat 7:00 itibariyle aç karnına ve giyinmeden önce tartıldığımda, tartım 67.7 kiloyu gösterdi. Bu da düne göre 700 gr. eksik demek :) Tabii yılların diyetçisi olarak bunun sadece ödem olduğunu belki yarın bundan daha fazla geleceğimi biliyorum...Ama yine de moral oluyor işte...

Bu arada bazı diyetisyenlerin her gün tartılmaya karşı olduğunu biliyorum. Ama neyse ki ben bir diyetisyen değilim ve hayatımda yaptığım en büyük hatanın her gün tartılmamak olduğunu da öğrendim...Düşünsenize hayatımızdan tartıyı çıkarmamış olsak günlük 200-300 gr.lık artışlarda bile bir günlük dikkatle olaya müdahale edebilir ve kantarın topuzunu bu kadar kaçırmamış olurduk... Benden size tavsiye (tabii kendime de) her gün tartılın. Ve bunu elektronik tartı ile yapın ki en küçük değişikliklerin bile hemen farkına varın...