23 Haziran 2015 Salı

SİZİN DİNOZORUNUZ HANGİSİ?



Daha düne kadar portakala "porkatal", lavobaya "lalabo", müfettişe "müteffiş" diyen oğlumun şu dinozorların Latince isimlerini nasıl olup da hatasız telaffuz edebildiğine olan şaşkınlığım geçmeden, hala neden kedi-köpek değil de dinozor diye düşünürken ve okul derslerinde gösteremediği başarıyı dinozor testlerinde kaydetmesini ibretle izlerken kendimi yeni bir dinozor sağanağının içinde buldum...Bizlerin hayatına 1993 yılında Steven Spielberg'in yönettiği ve daha sonra 2 devam filminin daha çekildiği Jurassic Park ile giren dinozorların artık çocuklarımızın ve hatta torunlarımızın hayatında da vazgeçilmez bir yer edineceklerine kesinlik kazandıran Jurasic World'u izledik oğluşumla karne hediyesi olarak... Ve şimdi hayatımızda gerçek olan onlarca türü yetmiyormuş gibi bir de nur topu gibi Indominus Rex adında hayali bir dinozorumuz var. 

Hatırlıyorsanız Jurassic Park'ta, fosilleşmiş bir sivrisinekten çıkarılan dinozor kanından elde edilen DNA ile bilim adamları dinozor türünü yeniden canlandırıyor ve açılan bir tür hayvanat bahçesinde sergilemeye başlıyorlardı. Ve dinozor embriyolarını ele geçirmek isteyen birinin güvenlik sistemini devre dışı bırakmasının ardından dinozorların serbest kalması ile macera başlıyordu. Adanın ilk ziyaretçileri olan bir avukat, bir matematikçi, bir dinozor uzmanı, bir bitki bilimci ve hayvanat bahçesinin sahibi Dr. Hammond'un torunları ile Raptorlar ve T-Rex'in arasında geçen kovalamaca sahneleri bizleri koltuklarımıza çivilemişti. Michael Crichton'un romanından uyarlanan, o zaman için oldukça özel efektlere sahip olan ve Sam Neil, Laura Dern, Jeff Goldblum ve Samuel L. Jackson gibi kaliteli bir oyuncu kadrosuna sahip film hem büyük bir gişe başarısı elde ederek aynı türde yüzlerce filmin çekilmesine yol açmış hem de maketler, figürler, oyunlar ve daha neler nelerle dinozorları ailemizin hayvanı haline getiren büyük bir sanayinin de kapısını aralamıştı. 

Serinin 4. filmi diyebileceğimiz Jurassic Worl'de ise açgözlü insanoğlunun eldeki ile yetinmeyip başını derde sokmasının bir örneğini daha izliyoruz. İMDB notu 7,5 da kalan ve 12.6.2015 tarihinde gösterime giren film Colin Trevorrow tarafından yönetilmiş. Filmin yönetmenini 2012 yapımı Safety Not Guaranteed isimli filmden tanımamız gerekiyormuş ama ne yalan söyleyeyim ülkemizde Zaman Yolcuları adıyla gösterilmiş filmi benim izlemişliğim yok.

Jurassic World ile aradan 23 yıl geçtikten sonra neredeyse bir eğlence parkı olarak yeniden dizayn edilmiş adaya geri dönüyoruz. Havadan yapılan çekimlerde gördüğümüz üzere muhteşem bir ormanlık  alana sahip ada bir yanda dev su altı dinozoru diğer yanda serbest bir şekilde dolaşan diğer dinozor türleri ile gerçekten ihtişamlı bir görüntüye sahip. Ve gemilerle getirilen binlerce insanla birlikte, iki çocuk kahramanımızın da ( Ty Simpkins ve Nick Robinson) parkın yöneticisi teyzeleri Claire'in
(Bryce Dallas Howard)  misafiri olarak geldikleri parkta büyülenmiş bir şekilde ve heyecanla oradan oraya koşuşturmalarını hiç yadırgamıyoruz. Bu heyecanın korkuya dönüşmesi ise çok uzun sürmüyor tahmin edeceğiniz gibi. İnsanoğlunun hep daha fazla, daha büyük ve daha korkuncunu istemeye olan eğilimi nedeniyle parka daha fazla müşteri çekmek için yaratılan ve üzerine takılan izleme cihazını koparıp atacak kadar zeki ve kamufle olabilme gibi farklı özelliklere sahip T Rex- Raptor karışımı dinozorumuz Indominus Rex zekası sayesinde hapsedildiği yerden kurtuluyor ve filmin kahramanları için gerilim dolu ve heyecanlı bir macera böylelikle başlıyor.

Kocaman cüssesi, keskin dişleri, korkunç kükremesi ve önüne geleni insan hayvan demeden ""zevk için" öldürmesi ile bizleri korkutması beklenen yeni dinozoru durdurmak için ise önceki filmlerden farklı olarak yine bir dinozor türünden raptorlardan medet umuluyor. Filmin ilk süprizi ile burada karşılaşıyoruz. Diğeri ise filmin sonunda... Bu aşamada devreye giren ve raptorların eğitmeni olan erkek kahramanımız Chris Pratt'in rol aldığı yandaki sahne filmde benim en beğendiğim sahne oldu. Filmde buna benzer bir çok sahne var ve zaten görsel efektlerin kalitesi, dinozorların tasarımı ve aksiyon sahnelerindeki çekimlerin başarısı bu filme gitmeniz için en büyük neden... Onun dışında ne var derseniz benim için hayal kırıklığı...

Nedenine gelince...Öncelikle ne yazık ki filmin ana kahramanları Chris Pratt ile Bryce Dallas Howard'ın kimyasının pek tuttuğunu, birbirlerine yakıştıklarını ya da oyunculukları ile seyredenleri kendilerine hayran bıraktıklarını söylemek pek mümkün değil. Bu sebeple özellikle ilk filmin oldukça gerilerinde kalıyor film. Ayrıca, aynı tip oyuncu karakterleri (çocuk oyuncular, çılgın bilim adamı, parkın sahibi vs), araba altına veya içine saklanan kahramanların yanında beliren dinozorun koca gözü, insanların saklandıkları yere bir türlü kafasını ya da ellerini sokamayan koca bir dinozor ve tepede yüzlerce yırtıcı kuş uçup panik olan insanlara saldırırken ortada durup öpüşen çiftimiz gibi pek çok klişe mevcut filmde. Doğrusu günlük hayatımızın bir parçası haline gelen dinozorların tekinsiz bakışları veya keskin dişleriyle kükremeleri de pek korku ve şaşkınlık uyandırmıyor artık bende. Belki genetiği ile oynanmış yeni dinozorumuzun daha zeki ve insanları ters köşeye yatıracak bir iki hamlesi bu filmi benim için daha eğlenceli hale getirebilirdi. Hatta ben uzun süre Indominus Rex'de insan geni olduğunu itiraf edecekler beklentisi ile izledim filmi. Ama olmadı. Beklentilerimin gerçekleşmesi için belki de, dinozor yumurtaları ile kaçan ve ilk filmde de yer alan tek oyuncu olan BD Wong'un (çılgın bilim adamı) devam filmi olacağına dair uyandırdığı izlenimin sonucunu beklemek gerekecek. Hep beraber göreceğiz.     

Bu arada başlıktaki sorunun bizim için yanıtı: CARNOTAURUS ! 



1 yorum:

  1. utku geçen sordu bana teyze izleyecek misin filmi diye...cevabım hayır oldu...zira aynen senin d eyazdığın gibi ilk (ve ne yazık ki 2.ciyi de izlemiştim) filmi izledikten sonra bu filmin ekstra bir farkı olacağını düşünmemiştim...bana göre filmlerden çok maketleri ve ya oyuncakları güzel bu dinazorların :) yazına sağlık :)

    YanıtlaSil