3 Haziran 2015 Çarşamba

GELME EY ECEL!



" Cahil cahil konuşma doktor! İnsanın babası ölür mü?" demişti Kardeş Payı'nın bir bölümünde Murat Cemcir'le Ahmet Kural...Baştan sonuna kadar hüngür hüngür ağlayarak izlediğim dizi paramparça etmişti beni o gece...Deyim yerindeyse böğrüme öküz oturmuştu sanki...En sevdiğimiz insanlara ölümü kondurmanın ne kadar zor olduğunu o kadar güzel anlatmışlardı ki...

Bu gün annemin yazdığı şiirlerin ilkini sizlerle paylaşmak için bilgisayarın karşısına geçtiğimde ve o güzel elyazısı ile kaleme aldığı "ÖLDÜĞÜMDE" başlıklı şiirini görünce de aynı ürperti dolaştı bedenimde ve aynı ağırlık çöktü yüreğime...An itibariyle ben bende değilim...Hayatım en klişe haliyle bir film şeridi gibi geçiyor gözlerimin önünden...Hemen telefona sarılıyorum..."Anneciğim!"..."YAVRUM!"...Dünyadaki hangi beş harf bir araya geldiğinde bundan daha güzel bir kelime oluşturabilir ki? Ve bunu annenizin sesinden duymak kadar güzel bir şey olabilir mi hayatta? Unutuyorum...İş güç derken aramıyorum bazen birkaç gün üst üste...Ama aramak lazım her gün...Hatta mümkünse görmek, kokusunu çekmek içimize...Kaçınılmaz olan elbet gelecek bir gün...Gerçi ölüm bu, kimin önce kimin sonra gideceği de belli olmaz ama...Yazdıkların benim için vasiyettir annem...Ama yeter ki sen ölme! Yeter ki babam ölmesin! 
ÖLDÜĞÜMDE...

Yıl 1993...
Yaz sıcağında bir sonbahar
Aylardan Ekim, gün onüç ve pazar.
Uğursuzluk rakamda değil,
Onda, bunda, sende, bende.

İsteklerimi yazacağım birkaç kalemde.
Ölümümden sonrakileri yani...

Olur ya ÖLÜM şuna buna giderken,
Bana da uğrarsa biraz erken.

1. Minarelerden duyurmayın adımı "öldü" diye
    Bilen bilir, duyan gelir.

2. Doğayı çok seviyorum.
    Olsa da diyorum, çağıldayıp akan bir nehirde çimdirip, 
    Beyaz gelinlik giydirerek koysanız o tahta kutuya...

3. Yurdum için ölmedim ama bayrağımı çok sevdim...
    Küçük bir bayrak örtseniz tabutuma?

4. "Merhumeyi nasıl bilirdiniz?" denince,
     "İyiii!" dedirtmeyin kötüye.

5. Parlak taşlar istemem gömütüme...
    Çiçek ekin, güller dikin...
    Sevdiyseniz, toprağımı sulayın sevginizle...

6. Üçü, yedisi, kırkı diye aşlar yedirmeyin kimseye.
    Bir kaç kitap alın dostlara haber salın.
    Susayanlar vardır kitaba, bulamayan, alamayan 
    Verirsiniz onlara, SEVİNİRİM.

7. Yolunuz gömütüme düşerse kitaplarla gelin, görürüm. 
    Şiirler okuyun sevda üstüne duyarım.
    Yanıtlarım Cumalı'dan "Şarkılar"la: 
     - Ben esmerdim güzelim
       Bu sefer bir sarışını seversin
       Aşk yaşayanlar içindir.

Üzülmeyin, üzülmeyin!
Gülmeceler anlatın eskilerden. 
"Gülemez" demeyin
Kahkahayla gülerim. 
Yokluğa, hiçliğe direnirken kemiklerim,
Hepinize esenlikler dilerim...


Servet Yılmaz    
13 Ekim 1993, Söke







3 yorum:

  1. Valla ne diyeceğimi,ne düşüneceğimi bilemedim. Mükemmel ötesi. Allah herkezin sevdiklerine uzun ömürler versin

    YanıtlaSil
  2. Valla ne diyeceğimi,ne düşüneceğimi bilemedim. Mükemmel ötesi. Allah herkezin sevdiklerine uzun ömürler versin

    YanıtlaSil
  3. Aşkım benim başta senin yokluğunu göstermesin Allahım...

    YanıtlaSil