11 Mayıs 2015 Pazartesi

YENİLMEZLER 2: ULTRON ÇAĞI


AKSİYON VAR, KOMEDİ VAR, AŞK VAR VE SONUNDA YİNE İYİLER KAZANIYOR! DAHA NE OLSUN?



Film 1 Mayıs'da gösterime girmeden çok önce oğlum filmi izlemeye gideceğimiz konusunda hem babasına hem de bana söz verdirmişti bile. Anneannesinden döndüğümüz günün ertesinde yani 2 Mayıs'da soluğu sinemada aldık biz de...Anlaşılan filmi bu kadar merak eden sadece biz değilmişiz çünkü IMAX seanslarında yer bulabilmemiz mümkün olmadı. Biz de filmi 3D ve oğlumuzla birlikte gittiğimiz için haliyle Türkçe dublajlı olarak izledik. Filmin fragmanlarında Ultron seslendirmesi bir harika olduğu için Türkçe izleme konusunda tereddütlerim vardı ama açıkça söylemek gerekirse dublajlı hali de bir o kadar başarılıydı.

Çocukluğumdan beri çizgi romanları çok ama çok sevmişimdir. Gerçi ben daha çok Zagor, Swing, Ret Kit, Tom Miks vb. kitapları okurdum. Televizyonla tanıştıktan sonraki ilk kahramanlarımdan biri ise Süperman olmuştu. Tabii hayatımıza Marvel'in girmesi ile bu çıta her filmde biraz daha yükseldi. Örümcek Adam'la başlayan macera, Batman, Hulk, X Men, Kaptan Amerika, Thor, Demir Adam şeklinde uzadı gitti. 2012'deki ilk Yenilmezler filmi ile sevilen tüm kahramanlarını aynı filmde toplayan Marvel çizgi roman meraklılarını da bu anlamda epey mutlu etmişti. İlk filmin oldukça eğlenceli olması nedeniyle ne yalan söyleyeyim ikinci filmi oğlumuz kadar biz de merak ediyorduk. Ama...Ben kendi adıma biraz hayal kırıklığına uğradım. 

Sebeplerine gelince...Öncelikle film 2 saat 22 dakikalık süresine rağmen bir hayli kısa! Çünkü yönetmenimiz Joss Whedon tarafından filmin gelişme bölümünde eski kahramanlarımız, yeni katılan ikizler ve iki de robot olmak üzere toplam 10 kahramanın da şahsi hayatları, korkuları veya geçmişlerine biraz daha derinlemesine göz atmamızı sağlayacak sahnelerle bombardımana tutuluyoruz. Ama hiç birine ayrılan süre o karakterleri aydınlatmak ve onları oldukları duruma getirenin ne olduğunu anlatmak için yeterli değil. Dolayısıyla, çok kısa bir sürede kahramanlara dair sonu bir yere bağlanamayan o kadar çok detayla karşılaşmak bir yerden sonra neyin nereden geldiğini, ne olup ne bittiğini takip etmeyi bayağı bir zorlaştırıyor. Anlayacağınız filmden çıktığımda kafam bir hayli karışmıştı. Herşey yarım yarım kaldığı için de pek tatmin olmamış buldum kendimi. Keşke Alacakaranlık'ın son filminde olduğu gibi 2 bölüm olarak çekilseymiş film dedim kendi kendime...Sanırım filmi daha iyi anlayabilmek ve kaçırdıklarımızı yakalayabilmek için bir daha izlememiz gerekecek. 

Bununla birlikte, oyuncu kadrosunun çok iyi olması, komedi-aksiyon dengesini iyi ayarlayabilen senaryosu ve teknolojinin nimetlerinden son derece iyi faydalanılmış olması filmi sıkıcı olmaktan kurtarıyor. Hatta denilebilir ki kafa karışıklığına rağmen 2,5 saat sıkılmadan o koltuklarda oturmanızı sağlayan çok çok iyi sahneleri var filmin. Özellikle, Hulk ve Demir Adam'ın Hulk'la beraber tasarlamış olduğu Hulkbuster arasındaki dövüş sahnesi, Thor'un çekici ile ilgili esprilerin bulunduğu sahneler, Hulk'la Kara Dul arasındaki flört sahneleri... Ve tabii ki Kaptan Amerika'nın yakışıklılığı, Tony Stark'ın engin karizması ve kötü adam Ultron'un harika seslendirmesi... 

Unutmadan, diğer Marvel filmlerinde de olduğu gibi film bitince hemen salonu terk etmemek gerekiyor... Zira film bittikten sonra verilen süpriz sahne, bizleri yeniden bir sonraki Marvel filmini merak ve heyecanla bekler halde bırakıyor.  

1 yorum:

  1. şimdi sen böyle yazarsın da ben bu filme gitmez miyim?? en kısa zamanda giderim...kaçırdıklarını izlemek istersen beraber gitmeye ne dersin??

    YanıtlaSil