22 Mart 2015 Pazar

ÖZLEM


Günaydınlaaaarrrr,


Güneşi bir nebze de olsa görmek insanı ne kadar mutlu ediyor. Ben Aydın/ Sökeliyim. Ama 1992 senesinden beri Ankara'da yaşıyorum. 40 yaşında olduğum düşünüldüğünde ömrümün çoğu kısmı doğmadığım bu topraklarda geçmiş. 

Bizim memleketimiz yeşildir. Toprağı alabildiğine zeytin, incir ve deniz kokar...Ovasında ne ekersen o biter. Ülkemizin en bereketli topraklarına sahiptir benim memleketim. En uzun ömürlü insanları da Nazilli'sinde yaşar. Medenidir...Dost canlısıdır. Aydınlıktır benim memleketim...

Ankara ise gri bir şehir...Binaları, insanları, havası, toprağı...Her şeyi ile gri...Kar da yağmıyor ki artık, ağartsın biraz şehri...O nedenle daha bir önemlidir Güneş benim için burada...Bir saniye bile olsa yüzünü gördüm mü içim açılır...

Memleketimde kış sadece 3 ay iken burada 8 ayı bulur. Bir kirli soğuk insanın ruhuna kadar işler...Dışarı bile çıkmak gelmez içinden...Hem çıksa nereye gider ki insan? AVM'lere mi? Sizi bilmem ama dayak yemişe çevirir AVM'ler beni... 

Memleketimde laleler, papatyalar açmış şimdi...Yağmurlu da olsa gökkuşağını görüyorlarmış ardından...Toprak misss gibi kokuyormuş...Deniz daha bir maviymiş bu günlerde...Bütün ağaçlar çiçek vermiş...Arılar kafalarını çıkarmışlar kovanlarından...Güneş sarıyormuş kocaman kollarıyla hepsini...

Anlayacağınız memleketim çağırıyor beni...

2 yorum:

  1. Dertlendim ben de yazını okurken. Ankara'da yaşayıp kendini buraya ait hissetmeyen biri daha varmış. Bursa Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşarken beğenmezdim oraları pek küçük gelirdi gözüme ama yıllar geçip başka şehirlerde yaşadıkça anlıyorum oraların değerini. Ama şartlar, kader ne dersek diyelim burada yaşamamız gerekiyormuş. Son zamanlarda Simyacı romanı çok sık gelir oldu aklıma. Hani rüyasında gördüğü hazinenin peşine düşüyor da uzun aramalardan sonra hazinenin aslında ilk aramaya başladığı yerde, yani memleketinde olduğunu öğreniyor ya:)

    YanıtlaSil
  2. 23 sene olmuş Ankara'da yaşamaya başlayalı... Burası o kadar garip bir şehir ki yaşlandıkça daha da bir ağır geliyor insana...Ama dediğin gibi şartlar mecbur ve mahkum kılıyor insanı...Bu arada Simyacı'yı okuyalı yıllar olmuştu. Yeniden canım çekti okumayı dediklerinden sonra...Şimdi A harfindeyim ama... S'ye kadar daha dünyanın kitabı var:(

    YanıtlaSil